VDS sunucu üzerinde web sitesi, e-posta veya farklı internet servisleri yayınlarken DNS ayarlarının doğru yapılandırılması gerekir. DNS; alan adlarının IP adresleriyle eşleşmesini, www gibi alt alan adlarının çalışmasını ve e-posta trafiğinin doğru sunuculara ulaşmasını sağlar.
Bu rehberde VDS sunucularda kullanılan temel DNS kayıtlarını, A, AAAA, CNAME, MX, TXT ve PTR kayıtlarının ne işe yaradığını ve DNS yapılandırırken dikkat edilmesi gereken noktaları açıklıyoruz.
DNS, Domain Name System ifadesinin kısaltmasıdır.
DNS'in temel görevi insanların kullandığı alan adlarını sunucuların kullandığı IP adresleriyle eşleştirmektir.
Örneğin:
siteadi.com → 192.0.2.10
Ziyaretçi tarayıcısına siteadi.com yazdığında DNS sistemi hangi IP adresine bağlanılması gerektiğini belirler.
DNS olmasaydı web sitelerine erişmek için alan adları yerine IP adreslerini kullanmamız gerekirdi.
VDS üzerinde birden fazla hizmet çalıştırabilirsiniz.
Örneğin:
siteadi.com → Web sitesiwww.siteadi.com → Web sitesipanel.siteadi.com → Yönetim paneliapi.siteadi.com → API servisimail.siteadi.com → E-posta sunucusu
DNS kayıtları bu adreslerin hangi sunucuya veya hizmete ulaşacağını belirler.
Yanlış yapılandırılmış DNS kayıtları web sitesinin açılmamasına, e-postaların ulaşmamasına veya SSL doğrulamalarının başarısız olmasına neden olabilir.
DNS kayıtlarının nereden yönetileceği domaininizin kullandığı nameserver adreslerine bağlıdır.
Örneğin domaininiz:
ns1.dnssaglayici.comns2.dnssaglayici.com
nameserver'larını kullanıyorsa DNS kayıtlarını bu nameserver'ları yöneten sistemden düzenlemeniz gerekir.
Bu sistem:
olabilir.
Domaini satın aldığınız firma ile DNS'i yöneten firma her zaman aynı olmak zorunda değildir.
Bir domaine ait DNS kayıtlarının tamamının bulunduğu yapıya DNS Zone denir.
Örneğin siteadi.com için DNS Zone içerisinde şunlar bulunabilir:
AAAAACNAMEMXTXTNS
gibi kayıtlar.
Hosting kontrol panellerinde bu bölüm genellikle:
DNS Zone
DNS Management
Zone Editor
veya:
DNS Records
adıyla bulunur.
A Record, bir domain veya subdomaini IPv4 adresine bağlar.
Örneğin VDS IP adresiniz:
192.0.2.10
ise aşağıdaki kayıt kullanılabilir:
| Tür | Host | Değer |
|---|---|---|
| A | @ | 192.0.2.10 |
Bu durumda:
siteadi.com → 192.0.2.10
olur.
Bir subdomain için de A kaydı oluşturabilirsiniz:
| Tür | Host | Değer |
|---|---|---|
| A | panel | 192.0.2.10 |
Böylece:
panel.siteadi.com
aynı VDS sunucuya yönlenir.
AAAA kaydı A kaydına benzer ancak IPv6 adresleri için kullanılır.
Örneğin:
| Tür | Host | Değer |
|---|---|---|
| AAAA | @ | VDS IPv6 adresi |
Sunucunuzda IPv6 doğru şekilde yapılandırılmış değilse AAAA kaydı oluşturulmamalıdır.
Yanlış bir AAAA kaydı, IPv6 bağlantısını tercih eden ziyaretçilerin web sitesine ulaşamamasına neden olabilir.
CNAME, bir hostname'i başka bir hostname'e yönlendirmek için kullanılır.
Örneğin:
| Tür | Host | Değer |
|---|---|---|
| CNAME | www | siteadi.com |
Bu durumda:
www.siteadi.com
ana domaini takip eder.
Ana domainin IP adresi daha sonra değiştirildiğinde www kaydındaki IP adresini ayrıca değiştirmeniz gerekmez.
CNAME kaydının hedefi normalde bir hostname olmalıdır; doğrudan IP adresi kullanılmaz.
MX (Mail Exchange) kayıtları, domaine gönderilen e-postaların hangi posta sunucusuna teslim edileceğini belirtir.
Örneğin:
| Tür | Host | Değer | Öncelik |
|---|---|---|---|
| MX | @ | mail.siteadi.com | 10 |
Bu kayıt:
kullanici@siteadi.com
adresine gönderilen e-postaların mail.siteadi.com üzerinden işlenmesi gerektiğini belirtir.
mail.siteadi.com adresinin de uygun A veya AAAA kaydıyla posta sunucusuna çözümlenmesi gerekir.
MX kayıtlarında doğrudan IP adresi yerine hostname kullanılır.
Birden fazla posta sunucusu kullanıldığında MX kayıtlarına öncelik değerleri atanabilir.
Örneğin:
10 mail1.siteadi.com20 mail2.siteadi.com
Genellikle daha düşük sayı daha yüksek önceliği ifade eder.
Bu sayede ana posta sunucusuna ulaşılamadığında alternatif posta sunucuları kullanılabilir.
TXT kayıtları domain hakkında metinsel doğrulama ve politika bilgileri yayınlamak için kullanılır.
Özellikle e-posta güvenliği ve çeşitli servislerin domain doğrulaması için önemlidir.
TXT kayıtları üzerinden örneğin:
yayınlanabilir.
TXT kaydının içeriği kullandığınız hizmete göre değişir.
SPF, hangi sunucuların domaininiz adına e-posta göndermesine izin verildiğini belirtmeye yardımcı olan bir e-posta doğrulama mekanizmasıdır.
SPF politikası DNS üzerinde TXT kaydı olarak yayınlanır.
Yanlış SPF yapılandırması gönderdiğiniz e-postaların spam olarak değerlendirilmesine veya SPF kontrolünden geçememesine neden olabilir.
Aynı domain için birden fazla bağımsız SPF kaydı oluşturmak yerine kullanılan tüm e-posta servislerinin tek ve geçerli SPF politikası içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
DKIM, gönderilen e-postalara kriptografik imza eklenmesini sağlayan e-posta doğrulama sistemidir.
Alıcı posta sunucusu DNS'te yayınlanan public key'i kullanarak mesajın DKIM imzasını doğrulayabilir.
DKIM kayıtları genellikle:
selector._domainkey.siteadi.com
benzeri bir hostname altında TXT veya sağlayıcıya göre CNAME kaydı olarak yayınlanır.
DKIM değerlerini kullandığınız e-posta sunucusu veya hizmet sağlayıcısı oluşturur.
DMARC, SPF ve DKIM doğrulamalarının domaininiz açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin politika yayınlamanızı sağlar ve raporlama mekanizmaları sunabilir.
Genellikle:
_dmarc.siteadi.com
altında TXT kaydı olarak oluşturulur.
DMARC politikaları dikkatli yapılandırılmalıdır. Özellikle doğrudan katı bir reddetme politikasına geçmeden önce SPF ve DKIM yapılandırmasının doğru olduğundan emin olmak gerekir.
NS (Nameserver) kayıtları domainin yetkili DNS sunucularını belirtir.
Örneğin:
ns1.siteadi.comns2.siteadi.com
Bir domainin hangi DNS altyapısını kullandığını nameserver bilgileri belirler.
Nameserver değiştirdiğinizde DNS yönetiminin tamamını başka bir DNS altyapısına taşıyor olabilirsiniz.
Bu nedenle nameserver değişikliği yalnızca A kaydı değiştirmekten çok daha kapsamlıdır.
PTR kaydı reverse DNS (rDNS) için kullanılır.
Normal DNS sorgusunda:
siteadi.com → 192.0.2.10
eşleşmesi yapılırken reverse DNS sorgusunda bunun tersi kontrol edilir:
192.0.2.10 → server.siteadi.com
PTR kayıtları özellikle e-posta sunucularında önemlidir.
Birçok posta sistemi gelen e-postaları değerlendirirken gönderen IP adresinin reverse DNS kaydını kontrol eder.
PTR kaydı normal domain DNS panelinden değiştirilmez.
Çünkü IP adresinin reverse DNS bölgesini genellikle IP adresini tahsis eden sunucu veya internet hizmet sağlayıcısı yönetir.
Bu nedenle PTR kaydı çoğunlukla:
yapılandırılır.
Örneğin posta sunucunuz:
mail.siteadi.com
ve IP adresiniz:
192.0.2.10
ise ideal yapılandırmada:
mail.siteadi.com → 192.0.2.10
ve reverse DNS tarafında:
192.0.2.10 → mail.siteadi.com
eşleşmesi sağlanabilir.
Posta sunucusunun HELO/EHLO hostname'i gibi diğer e-posta yapılandırmalarının da tutarlı olması önemlidir.
TTL, DNS kaydının resolver'lar tarafından ne kadar süre önbellekte tutulabileceğini belirten değerdir.
TTL saniye cinsinden ifade edilir.
Örneğin:
3600
değeri bir saat anlamına gelir.
Daha düşük TTL değerleri değişikliklerin önbelleklerden daha hızlı yenilenmesine yardımcı olabilir ancak DNS sorgu sayısını artırabilir.
Sürekli çok düşük TTL kullanmak her sistem için gerekli değildir.
DNS sistemlerinde önbellekleme kullanılır.
Bir DNS kaydını değiştirdiğinizde bazı resolver'lar önceki değeri TTL süresi boyunca kullanmaya devam edebilir.
Bu nedenle DNS değişikliği sonrasında bazı kullanıcılar yeni sunucuya giderken bazıları geçici olarak eski sunucuya ulaşabilir.
Bu durum özellikle sunucu taşıma işlemlerinde dikkate alınmalıdır.
Bir web sitesini eski sunucudan yeni VDS sunucuya taşıyacaksanız DNS değişikliğini planlı yapmak önemlidir.
Genel yaklaşım:
Bu yöntem geçiş sırasında kesinti riskini azaltmaya yardımcı olur.
Evet.
BIND, PowerDNS veya hosting kontrol panellerinin DNS servisleri kullanılarak VDS üzerinde yetkili DNS hizmeti kurulabilir.
Örneğin:
ns1.siteadi.comns2.siteadi.com
şeklinde kendi nameserver'larınızı kullanabilirsiniz.
Ancak kendi DNS altyapınızı işletmek yalnızca DNS kayıtları oluşturmaktan daha kapsamlıdır.
Şunların doğru yapılandırılması gerekir:
Tek bir VDS üzerinde iki farklı isimle nameserver oluşturmak gerçek anlamda altyapı yedekliliği sağlamaz.
Kendi domaininiz altında nameserver kullanıyorsanız glue record gerekebilir.
Örneğin:
ns1.siteadi.com → 192.0.2.10
Domaininiz aynı zamanda ns1.siteadi.com nameserver'ını kullanıyorsa DNS çözümlemesinde döngü oluşmaması için domain kayıt kuruluşu seviyesinde nameserver hostname'i ile IP adresi ilişkilendirilir.
Bu kayıt bazı panellerde:
Child Nameserver
Register Nameserver
Host Record
veya Glue Record
olarak adlandırılabilir.
DNS standart olarak:
UDP 53
ve gerektiğinde:
TCP 53
kullanır.
Kendi DNS sunucunuzu çalıştırıyorsanız firewall üzerinde gerekli DNS trafiğine izin verilmelidir.
Sadece UDP 53 açmanın her DNS senaryosu için yeterli olduğu varsayılmamalıdır.
Domaininiz Cloudflare nameserver'larını kullanıyorsa DNS kayıtları Cloudflare üzerinden yönetilir.
Bu durumda VDS üzerinde ayrıca yetkili DNS sunucusu çalıştırmanız çoğu web sitesi için gerekli değildir.
Örneğin:
A → @ → VDS IP
CNAME → www → siteadi.com
kayıtları Cloudflare DNS panelinde oluşturulabilir.
Cloudflare proxy özelliği açık olduğunda ziyaretçi trafiği Cloudflare üzerinden VDS sunucunuza iletilebilir.
Windows üzerinde:
nslookup siteadi.com
kullanabilirsiniz.
Belirli bir kayıt türünü sorgulamak için uygun DNS araçlarından yararlanabilirsiniz.
Linux ve macOS sistemlerde dig mevcutsa örneğin:
dig siteadi.com
MX kayıtları için:
dig MX siteadi.com
Nameserver kayıtları için:
dig NS siteadi.com
kullanılabilir.
Domaininiz çalışmıyorsa şu noktaları kontrol edin:
DNS doğru görünüyorsa problem web sunucusu veya uygulama tarafında olabilir.
En sık karşılaşılan hatalar arasında:
bulunur.
VDS'ye yalnızca IP adresi üzerinden erişebilirsiniz. Ancak domain kullanacaksanız uygun DNS kayıtlarının oluşturulması gerekir.
A kaydı hostname'i IPv4 adresine bağlar. CNAME ise bir hostname'i başka bir hostname'e yönlendirir.
Standart kullanımda MX kaydının hedefi bir hostname olmalıdır. Bu hostname daha sonra A veya AAAA kaydı üzerinden IP adresine çözülür.
Genellikle hayır. PTR/rDNS kaydı IP adresini sağlayan hizmet sağlayıcının altyapısından yönetilir.
DNS UDP 53'ü yaygın olarak kullanır ancak TCP 53 de DNS'in bir parçasıdır ve bazı işlemler için gereklidir.
Hayır. Domain firmanızın, hosting sağlayıcınızın veya harici bir DNS hizmetinin nameserver'larını kullanabilirsiniz.
VDS sunucuda DNS yapılandırması yalnızca domaini IP adresine yönlendirmekten ibaret değildir.
A ve AAAA kayıtları IP yönlendirmelerinde, CNAME hostname yönlendirmelerinde, MX e-posta sunucularında, TXT doğrulama ve e-posta politikalarında, PTR ise reverse DNS işlemlerinde önemli rol oynar.
Web sitesi yayınlamak için çoğu zaman mevcut DNS sağlayıcınız üzerinden gerekli kayıtları oluşturmanız yeterlidir. Kendi DNS sunucunuzu çalıştırmak ise daha ileri düzey yapılandırma ve güvenlik yönetimi gerektirir.
İde Bilişim VDS hizmetlerinizde domain, web sitesi ve sunucu yapılandırmalarınızı planlarken DNS kayıtlarının doğru ve tutarlı olması hizmetlerinizin sorunsuz çalışması açısından önemlidir.
Bilgi bankasını detaylı olarak incelediniz, fakat ihtiyacınız olan bilgiyi bulamıyorsanız,
Bir Destek Talebi Oluşturun.